whatsapp
Blog » Makaleler »
Yaygın Kaygı (Anksiyete) Bozukluğu nedir? Tedavisi Nasıl olur?

Yaygın Kaygı (Anksiyete) Bozukluğu nedir? Tedavisi Nasıl olur?

Kendinizi sürekli huzursuz, her an başınıza olumsuz bir olay gelecekmiş gibi ya da mevcutta yaşadığınız olayların en kötüsüyle sonuçlanacağını mı düşünüyorsunuz? Kolay yoruluyor, odaklanma güçlüğü yaşıyor, sürekli kas gerginliği yaşayıp kolay mı sinirleniyorsunuz? Bu belirtileri hisseden insanların yaşadıkları problemlerin sebebi ve bu problemlerin ortadan kaldırılması için gerekli olan tanı ve tedavi şekilleri nelerdir?

Yaygın kaygı bozukluğu birtakım olay ve o olayların etkinlikleri hakkında duyulan aşırı kaygı ve kuruntular (kaygılı beklenti ve düşünceler) olarak açıklayabiliriz. Kaygı aslında olması gereken ve insan hayatında işlevselliği olan bir duygudur. Hayatta karşımıza çıkabilecek tehditlerle mücadele edebilmek ve hayatta kalmak için gereklidir. Örneğin; bir işyerinde çalışansınız. İş yerinize gitmek için evden zamanında çıkıyorsunuz çünkü geç kalmaya dair kaygı duyuyorsunuz. Bu sizin işinize zamanında gitmenizi sağlar, işlevseldir. Diğer yandan kaygı düzeyiniz o kadar çoktur ki zihninizde sürekli işe erken ya da geç gitmekle ilgili düşünceler vardır. ‘Ya geç kalırsam, geç kalırsam kovulurum, kovulursam borçlarımı ödeyemem, ödeyemezsem evime haciz gelir.’ gibi düşünceler sizi çok rahatsız eder ve bulunduğunuz ana odaklanmakta güçlük yaşarsınız, sürekli bir tetikte olma durumu söz konusudur. Bu örnekte olduğu gibi yaygın anksiyete bozukluğunda kaygı ve kuruntunun yoğunluğu, sıklığı ve süresi beklenilen olayın gerçekten ortaya çıkma olasılığı ya da çıkarsa bile mevcut etkisi ile orantısızdır.

Yaygın kaygı bozukluğu olan bireylerin kaygı duyduğu konular çok çeşitlidir. Çocukların başına gelebilecek kötü durumlar, iş ve para ile ilgili kaygılar, sağlık problemleri ile ilgili kaygılar ya da çok basit görünen bugün ne yemek yapabilirim, randevuya yetişebilecek miyim gibi günlük rutinlerde kaygı yaşanabilir. Hissedilen bu kaygının sağlıklı kaygıdan ayıran özelliği işlevselliği bozuyor olması, aşırı, dizginlenemez ve ertelenemez olmasıdır. Ayrıca bir kaygıya eşlik eden düşünceler çok geniş ve kapsamlıdır. Sürekli kaygı yaşayan biri yaşadığı kaygı nedeniyle huzursuzluk, kas gerginliği hisseder. Kas gerginliğine ek olarak kalp atışında hızlanma, nefes alış verişte artma buna bağlı olarak nefes alınamıyormuş hissi, baş dönmesi yaşanabilir. Ya da baş ağrısı bağırsak problemleri gibi birtakım somatik belirtiler görülebilir. Bu belirtiler yaşansa da panik bozukluktaki panik ataklara göre daha hafiftir.

Yaygın anksiyete tanısı alınabilmesi için kişinin, Amerika Psikiyatri Derneğinin tanı kitabı olan DSM 5’te belirtildiği gibi en az 6 ay, haftanın çoğu gününde aşırı kaygı ve kuruntusu olmalı, kişi bunu denetim altına almakta zorlanmalı, dinginleşememe, kolay yorulma, odaklanmakta zorluk çekme ya da zihin boşalması, kolay kızma, kas gerginliği ve uyku bozukluğundan en az üçünü yaşıyor olması gerekir. Bu belirtiler işlevselliği bozmakla beraber madde kullanımına ya da başka bir hastalığa bağlı olmamalıdır.

Yaygın Kaygı Bozukluğunun Tedavisi

Kişinin mevcut durumu nedeniyle aşırı kilo kaybı varsa, kaygılar nedeniyle hiçbir şekilde uyuyamıyorsa ve intihar düşüncesi varsa öncelikli olarak mutlaka bir psikiyatriste gitmelidir. En etkin yöntem psikiyatristle paralel olarak alanında uzman bir klinik psikoloğun uygulayacağı psikoterapidir. Kaygı problemi olan bireylerin yaşamlarında olan belirsizliğe karşı tahammülleri yoktur oysaki hayat belirsizliklerle doludur. Bilişsel davranışçı psikoterapi teknikleri ile bu belirsizliklere tahammül ve yaşanılan kaygı hakkında farkındalık sağlanır. Problem çözme becerisi kazandırılır ve yüzleştirmeler yapılır. Eğer kaygıların başlangıcı bir travmaya bağlıysa ya da hala mevcutta tetikleyici unsurlar varsa EMDR terapisi de etkin çözüm sağlar.

Uzman Klinik Psikolog Kadriye Doğan

Tüm hakları Dönüşüm Psikolojiye aittir © 2019

Tasarım Altantois.com